ÇATIDER, Büyük Hasara Yol Açan Yağış Felaketinin Ardından Uyardı

ÇATIDER, Büyük Hasara Yol Açan Yağış Felaketinin Ardından Uyardı

Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Baştanoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tespitlerine göre 27 Temmuz günü İstanbul’da etkili olan aşırı dolu yağışı ve fırtına nedeniyle 296 çatının uçtuğunu belirterek, “ÇATIDER olarak, geleneksel yöntemlerle yapılan çatıların çok önemli bir risk oluşturduğunu her zaman vurguluyoruz. Ucuz atlattığımız dolu felaketi, standartlardan uzak çatıları güçlendirmek için bir uyarı olarak görmeliyiz. Türkiye’de geleneksel yöntemlerle yapılmış milyonlarca çatı bulunuyor. Bu çatılar, her fırtınada uçma riski taşıyor. İçinde bulunduğumuz yaz mevsimi, çatıları kontrol ettirmek için en uygun dönem” dedi.

İstanbul’u sarsan dolu yağışı ve etkili fırtınanın çatıların hayati önemini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı Adil Baştanoğlu, hava şartları dikkate alındığında can kaybının yaşanmamasının sevindirici olduğunu söyledi.

Türkiye’de her fırtınada çat uçması vakalarının yaşandığını hatırlatan Baştanoğlu, “Çatılar standartlara uygun olarak inşa edilse, olumsuz hava şartlarında uçarak, zarara yol açmaz. İstanbul’da 300’e yakın çatı uçması, sorunun ciddiyetini bir kez daha hatırlattı. Ülkemizde tahminlerimize göre milyonlarca geleneksel yöntemle yapılmış yapı ve çatı var. Bu çatılar, her fırtınada risk oluşturuyor” dedi.

Uzman isimler ve sertifikalı ürünler tercih edilmeli

Baştanoğlu, çatıların yapının en önemli unsurlarından biri olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: “Dünyanın birçok bölgesinde çok olumsuz hava şartlarına rağmen çatılar uçmuyor, Türkiye’de ise maalesef her fırtınada benzeri kazalara tanık oluyoruz. Çatılar, uzman ve tecrübeli uygulamacılara teslim edilerek, sertifikalı, standartlara uygun ürünler kullanılırsa benzer olayları yaşamayız. Geleneksel yöntemle yapılan çatıların büyük bölümü riskli ve şiddetli fırtınaya karşı dayanıksız.

Çatıların projelendirme, yapım veya bakım süreçlerinde; çatı projesinin yapılmaması, yapım tekniklerine uyulmaması, standart dışı malzeme kullanılması veya yapım işlerinin bilgisiz, yetersiz ve belgesiz kişilere bırakılması durumunda yapılar riske açık hale geliyor. Yeni bir fırtına beklemeden, sorunlu çatıları standartlara uygun hale getirmeliyiz.”

Çatı, binaya doğru bağlanmalı

Baştanoğlu, çatının binaya doğru bağlanmasının en önemli detaylardan biri olduğunu ifade ederek, “Kalkan duvar, parapet, baca gibi yapı bileşenleri deprem sırasında yıkılmayacak, yapıdan ayrılarak çevreye savrulmayacak şekilde projelendirilmeli ve projeye uygun olarak inşa edilmelidir. Çatıların betonarme malzemeye bağlantıları, her yönde gelebilecek yükleri alabilecek şekilde uygulanmalıdır. Sadece çivilerle yapılan bağlantılarda uzun vadede performans düşer. Vida ve ankraj sistemleri kullanılmayan yani betonarme yapıya sabitlenmeyen yanlış uygulamalar, bu noktalarda zayıflığa yol açar. Yapılan iş her safh. asında çatı konusunda uzman bir teknik eleman tarafından kontrol altında tutulmalıdır” şeklinde konuştu.

Su deposu gibi hesapsız yükler risk kaynağı

Çatılarda yer alan su depoları, çanak antenler ve baz istasyonlarının tehlikeye zemin oluşturduğunu kaydeden Baştanoğlu, şunları söyledi: “Bu ekipman ve sistemlerin çatı üzerinde yer almaları bir hesaba ve projeye dayanıyor, usulüne uygun olarak yapılıyor ve yapımları denetleniyorsa sorun yaşanmaz. İzinsiz ve bilgisizce yapılan ilaveler, deprem, fırtına gibi olaylarda bulundukları yapı ve çevredekiler için ciddi yaralanma ve ölümlere sebep olabiliyor. Çatının bu sistemleri taşımadığı görüldüğünde tedbir alınmadan çatı üzerine ilave yükler konulmamalı.”

Yanlış uygulamalar sağlık sorunlarına yol açıyor

ÇATIDER’in usta ve teknikerleri eğittiğini vurgulayan Baştanoğlu, standartlardan uzak çatıların insan sağlığı için tehdit oluşturabileceğini de kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı: “Birçok çatıda tadilat yapılmasına rağmen birkaç yıl sonra tekrar akma, rutubet, küf ve nem sorunu yaşanıyor. Çatılarda doğru uygulama ve doğru ürün kullanımı, vazgeçilmez bir bütünü oluşturur.

Biri olmadan sorunsuz çatı mümkün değildir. Çatılar yağmulr, kar, rüzgar gibi dış etkenler ile ilk karşılaşan ve onlara karşı koyan en önemli yapı kabuğudur. Doğru detay ve doğru malzeme ile sistemine uygun projelendirilen ve uzman kişiler tarafından yapılan çatılar, su sızıntılarına, rutubete, küfe, ev içinde kötü kokulara ve hatta romatizma, solunum yolu ve deri hastalıkları gibi insan sağlığını tehdit eden ciddi hastalıklara karşı bir bariyer görevi görür.”


Diğer Haberler


reklamverburaya
reklamverburaya
reklamverburaya
reklamverburaya
reklamverburaya