Best Makina Olarak, En İyi Pazarlamanın, Makinenin Kendisi Olduğunu Düşünüyoruz

Best Makina ticari ve finans kökenli olmayan insanlar tarafından yönetiliyor. Biz pazarlamanın nasıl yapıldığına odaklanan bir firma değiliz. O yüzden çok fazla pazarlama yapmayız. Bugüne kadar tecrübe ettiğimiz en önemli nokta; en iyi pazarlamanın, makinenin kendisi olduğudur.

Best Makina fabrika müdürü Oğuzhan Kukul ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide sorularımızı şu şekilde yanıtladı;

Best Makina için 2018 yılı nasıl geçti? Bunu hem şirket büyümesi olarak soracağız hem de dünyanın bir çok yerine ulaştınız bu konu hakkında bilgi alabilir miyiz?

2018 yılı herkes için çok heyecanlı bir yıldı. Siyasi ve ekonomik dalga­lanmaların ani etkileri ticari alanda birçok firmayı olumsuz etkiledi. Best Makina sektör normali olarak iç pazarda potansiyelinden kaybet­se de, iş hacmi daralsa da ağırlıklı ihracat odağı ile hareket ettiğimiz için çok fazla etkilenmediğimi­zi söyleyebilirim. Bizi genel olarak etkileyen negatif bir durum söz konusu değil. İhracat ile ilgili çalış­malarımızı her yıl olduğu gibi bu yıl da genişletmek, geliştirmek üzerine hareket ettik. 2018 yılı içinde başta Yeni Zelanda, Arjantin ve İngiltere olmak üzere dünyanın farklı yerle­rine ihracat yaptık. Bu durum kriz ortamından daha az etkilenerek çıkmamızı sağladı.

İhracata her zaman hazır olmak, ih­racat odaklı olmak bu tür zorlu za­manların anahtarıdır diyebilir miyiz?

Kesinlikle diyebiliriz. Eskiden fark­lı odaklarda farklı furyalar vardı. Rusya furyası, Türki Cumhuriyetler furyası, İran furyası, Orta Doğu fur­yası… gibi. Sektör belirli dönemler­de belirli pazarlara odaklandı ve diğer pazarları nispeten ihmal etti diyebilirim. Biz böyle bir odaklanma ile hareket etmedik. Her gün de­vam eden bir malzeme ticaretimiz olmadığı için biz oyunu biraz daha dünya geneline yayarak oynama yolunu seçtik. Onun için de Güney Amerika’dan Çin sınırına kadar Kuzey Güney doğrultusu dahil ol­mak üzere bir organizasyon yapı­mız var. İhracatlar da bu sistemi canlı tutuyoruz. Her zaman geliştir­meyi hedefleyerek çalıştığımız bu sistem bizim en önemli odak nokta­mız. Sürdürülebilir büyüme ve geliş­me de bunu gerektiriyor. Bilgiye çok hızlı ulaşılan bir çağdayız. Hiçbir yer artık uzak değil. Bu bakış açısı ile hareket etmek ihracat pazarlarına gereken önemi vermek açısından da çok önemli.

Bu kadar farklı ülkeye odaklan­mak, hepsine hak ettiği özeni gös­termek için bir yapılanma gereki­yor değil mi?

Best Makina özünde bir aile gibi hareket etmesi geleneğiyle içeri­de bir takım oyunu yürütüyor. Ger­çekten bir aile ortamı var. Ekibimizin her bir üyesi kendi iş yeri sahibiymiş gibi çalışıyor. Burada çalışan herkes kendi işinin hem patronudur, hem yöneticisidir hem de sorumlusudur.

Böyle bir şirket kültürümüz var. Genç bir kadroyla çalışıyoruz. Bu sürekli sistemi enerjik tutuyor. Yurtdışında da yapılanmalarımız var. Her ülkeye lokal gerekler doğrultusunda hiz­met ulaştırmak için çalışıyoruz. Bu bilinç şirket kültürüne işleyince her noktada gereken özeni göstermek de işin bir parçası oluyor.

Best Makina’da eleman sirkülas­yonu oranı çok düşük. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

Çalışan arkadaşlarımızı , başarıda emeği olan arkadaşlarımızı, alın terini işine yansıtmış arkadaşlarımızı hiçbir zaman unutmayız. Onlar ol­madan ne şirket ne başarı olur. Ça­lışan bütün arkadaşlarımız ayrı ayrı bizim için çok değerlidir. Bu şekilde bir yapılanma olunca sirkülasyon si­zin de ifade ettiğiniz gibi çok düşük oluyor.

Nümerik olarak ifade etmemiz ge­rekirse Best Makina 2018 yılında büyüdü mü?

2018 yılını %15 bir büyümeyle tamamlıyoruz.

Yeni fabrika inşaatınız devam edi­yor. Orada yerleşim ve üretim ne zaman başlayacak. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Yeni fabrika inşaatımız hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyor. Yaklaşık bir tarih vermem gerekirse Ağustos ayında orada üretime başlamayı planlıyoruz. Toplamda 20.500 m2 kapalı alana sahip olacaktır.

İhracat pazarına bütün firmalar ha­zırlanıyor. Siz biraz önden gidiyor­sunuz. Bunu Orta Avrupa pazarında gözlemledik. Ben İngiltere örneğini vereceğim. Sektör henüz o pazara gitmemişken orada çalışmalarınız başlamıştı. Bu konu hakkında bilgi alabilir miyiz?

Best Makina ticari ve finans kökenli olmayan insanlar tarafından yöne­tiliyor. Biz pazarlamanın nasıl yapıl­dığına odaklanan bir firma değiliz. O yüzden çok fazla pazarlama yapmayız. Bugüne kadar tecrü­be ettiğimiz en önemli nokta, en iyi pazarlamanın makinenin ken­disi olduğudur. Biz makinelerimizi müşterilerin isteği doğrultusunda hazırlarız, teslim ederiz ve onları canlı tutarız. O makinelerde bi­zim reklamımızı yapar. Başarı da böyle geliyor diye düşünüyorum.

Biraz ihracat pazarları ile ilgili tüyo istiyorum. 2019 da nerelere gide­ceksiniz?

Dünya orada… Gidilecek çok yer var, diğer bir deyişle iş neredeyse, potansiyel neredeyse biz oradayız.

Ortadoğu,Türki Cumhuriyetler ile çalışmak prosedür ve teknoloji açısından nispeten daha kolay. Bu noktada bir zorluk yok. Fakat bir Avrupa pazarı var ki Almanya, İngiltere, İtalya gibi. Ma­kine konusunda oldukça gelişmiş bir teknoloji ile üretim yapıyorlar. Teknolojide bizi zorlayan ülkelerle çalışmak farklı bir prosedür istiyor mu? Ne diyebiliriz?

Biz bilgiyi paylaşan bir firmayız. İleri teknoloji gördüğümüz zaman bu teknolojiyi özümsüyoruz ve bu tek­nolojiyi kullanmayan bölgelere aktarmak için çalışıyoruz. Çünkü Best Makina insanların sadece gelip belli bir bedel karşılığın­da makine aldığı bir firma değil. Best Makina aynı zamanda işin know how ını da veriyor, partner olarak hareket ederek işbirliği yaptı­ğı firmaları destekliyor. Bu noktada şunu söyleyebilirim: Bazı pazarların müşterisi daha bilinçli yaklaşıyor. Bizi daha zorlayacak, daha butik, daha niş projeler istiyorlar. Biz bunu kendi mühendis kadromuzla yapı­yoruz. Mekanik tasarım, yazılım eki­bimiz kendi bünyemizde. Herhangi bir dışa bağımlılığımız yok. Genç bir kadro, çok hızlı reaksiyon veriyoruz. Müşterilere onaylatıp sonrasında imalata geçiyoruz. Hiçbir şekilde müşterinin başında tıraş öğrenmi­yoruz. Bu şekilde hem müşteriler, hem biz karşılıklı olarak büyüyoruz.

Bu tecrübelerimizi pazarın geneline yaydığımız zaman partner zihniye­tiyle işbirliği geliştirerek farkındalık yaratıyoruz.

Benim özellikle sormak istediğim bir konu var. Dünyanın diğer ucun­da bir sıkıntı olduğunda satış kadar önemli olan bir diğer konu satış sonrası hizmet gündeme geliyor. Satış sonrası hizmet konusuna ba­kış açınızı bizimle paylaşır mısınız? Bu noktada Best Makina’nın farkı nedir?

Best Makinanın en kuvvetli olduğu yönlerden biri satış sonrası hizmettir. Biz sadece makine satan bir firma değil aynı zamanda partner bir fir­mayız. Bütün şirketlere kendi iş orta­ğımız gözüyle bakıyoruz. Bunun için de sürekli yollarda olan, hayatını havalimanlarında geçiren bir eki­bimiz var. Uzak istikametlerde , de­nizaşırı bölgelerde , bayilik ağında oluşturduğumuz yerel çözümlerimiz var. Senede iki defa kendi eleman­larımızı , teknik ekiplerimizi göndere­rek bütün müşterilere servis ihtiyacı olmasa bile müşteri ziyaretleri yapı­yoruz. Makine kalibrasyonları, ayarı veya farkında olunmayan bir prob­lem varsa yerinde gideriyoruz.

Acil bir durum olduğunu varsaya­lım, buradan Avrupa’ya ulaşma süreniz nedir?

Bizim için Ankara ile Frankfurt ara­sında bir fark yok. Teknisyenimizin vizesi olması yetiyor. Bu dikkat ettiği­miz bir konudur. Teknik servis ihtiyacı olduğunda müşteriler teknik servis birimini arayabilecekleri gibi, beni veya patronumuzu dahil arama lüksüne sahipler. Birinci elden prob­lemlerini çözebilecekleri bir yapımız var. Bu makineler satılıyorsa, alt ya­pısı da ona göre hazır olmalı. Dedi­ğim gibi, Ankara ile Frankfurt’un ya da Buenos Aires’in farkı yok. Yeter ki uçuş olsun.

2019 için bir projeksiyon isteyece­ğim. Şu an tüm dünyada bir tah­min yapmak, öngörüde bulunmak çok zor ama fikrinizi almak isterim. Best Makina 2019’u nasıl görüyor? Ne hedefliyor?

Bu biraz da müşterilerimizin bizi na­sıl gördüğüyle alakalı bir durum. Bu zamana kadar farklı ekonomik krizlerden geçtik. Enteresan bir şekilde Best Makina kriz dönem­lerinde diğer dönemlerine göre daha çok büyüdü. Bu bana şunu gösteriyor; İnsanların güvenini sars­mazsanız, onları tatmin ederseniz, işinizi doğru yaparsanız, kaliteden çalmazsanız aynı şekilde olumlu bir reaksiyon alıyorsunuz. Şu an için bizim açımızdan yurt dışında güzel bir potansiyel var. İhracat pazarın­da takdir edilen bir firmayız. İşimizi aynı bilinçle yapmaya devam edi­yoruz. Standartlarımızı koruyoruz. O yüzden de 2019 için kendi firmam adına benim öngörülerim iyi doğ­rultuda. Şüphesiz kolay bir yıl ol­mayacak. Seçim var. İç Pazar için göstergeler pek iyi durumda değil. Fakat karamsar olmanın kimseye faydası olmadığını düşünüyorum. Show devam etmeli. O yüzden Allah herkesin gönlüne göre versin. Herkese bol kazanç diliyorum. İşini iyi yapan kazansın.

Bir Yorum Yazın..