Kale Kilit Olarak, Kendi Alanımızda 11 Defa İhracat Şampiyonu Seçildik

100’den fazla ülkeye kilit ihracatı yapıyoruz ve kendi alanımızda 11 defa ihracat şampiyonu seçildik. Toplamda 25’i aşkın AR-GE çalışanımız sayesinde ürün portföyümüzü her yıl yeni ve teknolojik ürünler ile zenginleştiriyoruz

Kale Kilit Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü
Sinan Yorgancıgil

Kilit Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü Sinan Yorgancıgil, röportaj sorula­rımızı şu şekilde yanıtladı;

İhracat pazarlarınız ve bu pazarlar­daki ilişkilerinizi güçlendirmek için yapmış olduğunuz çalışmalar hak­kında bilgi alabilir miyiz?

Kale Kilit, kilitten silindire, çelik kasa­dan çelik kapı ve yangın kapısına, ev ve kabin kilidinden otel kartlı kilidine, pencere sistemlerinden, alarm ve kamera sistemlerine ka­dar çok çeşitli güvenlik çözümlerini bir arada sunan Kale Endüstri Hol­ding bünyesinde yer alıyor.

2016 yılında Türkiye ve yakın coğ­rafyanın en büyük entegre kilit üre­tim merkezi olarak kurulan fabrika­mızda, hem sektöre hem de ülke ekonomisine büyük katkı sağlaya­cak önemli bir sürece imza attık. Çerkezköy fabrikamızda ürünlerimi­zi son teknoloji otomasyona dayalı, modern altyapıyla entegre bir şekil­de üretiyoruz. Bu sayede kilit, silindir, çelik kapı, çelik kasa, yangın kapısı ve pencere sistemleri alanındaki üretim kapasitemizi iki katına çıkart­tık. Günde 150 bin adet kilit ve 80 bin adet silindir üretim kapasitesine sahibiz.

Şu anda 100’den fazla ülkeye kilit ihracatı yapıyoruz ve kendi alanı­mızda 11 defa ihracat şampiyonu seçildik. Toplamda 25’i aşkın AR-GE çalışanımız sayesinde ürün port­föyümüzü her yıl yeni ve teknolo­jik ürünler ile zenginleştiriyoruz. Bu anlamda 16 adet dünya patenti ile 60’dan fazla ülkede ürünlerimizi koruma altına aldık ve 43 adet fay­dalı modelimiz mevcut.

Firma olarak ihracatta öne çıkardı­ğınız ya da çıkarmayı planladığınız ürün grupları hakkında bilgi verir misiniz?

İhracat yaptığımız ülkelerde lider olduğumuz kilit ve silindirin yanı sıra; kapı ve pencere sistemleri alanında da PVC, alüminyum ve ahşap profillere uygun ürünlerimiz­le önde gelen markalardan biriyiz. Kale Kapı Pencere Sistemleri olarak sahip olduğumuz üretim kapasite­miz ve teknolojimizle, sadece Tür­kiye’de değil, dış pazarda da söz sahibiyiz. Önümüzdeki dönemde tüketicilerimizin ihtiyaçları doğrultu­sunda ürünlerimizi son teknolojiye uygun şekilde güncelleyerek piya­saya sunmaya ve liderliğimizi koru­maya devam edeceğiz.

İhracat hedeflerinizi ve pazar yapı­lanmanızı belirlerken hangi kriter­leri göz önünde bulundurmaktası­nız?

Hem kapasite hem de pazar pa­yındaki liderliğimizi sürdürülebilir kıl­ma hedefiyle; yurt içi rekabette ve hedeflediğimiz yurt dışı pazarlarda bir dünya markası haline gelmek istiyoruz. Batı Avrupa, Rusya, Bal­kanlar, Ortadoğu ve Afrika gibi kilit sektöründe dünyanın büyük global üreticilerinin hâkim olduğu pazar­larda, tercih edilen en önemli mar­kalar arasında yer alıyoruz. Önü­müzdeki dönemlerde de hedef pazarlardaki büyümemizi destek­leyecek ve bizi farklılaştıracağına inandığımız adımları pekiştirecek yeni projelerimiz olacak.

Türk ihracat pazarının 2019 yılın­daki durumunu değerlendirecek olursanız neler söylemek istersiniz? 2020 yılı ihracat politikanız neler­dir?

Bu yılın ilk 5 ayında, dünya ticare­tindeki zayıflamaya rağmen Türki­ye’nin ihracatının yüzde 5,37 art­ması ve 76,6 milyar dolara ulaşması gerçekten büyük bir başarı. Ayrıca Türkiye’nin, aynı dönemde yüksek katma değerli yatırım ürünleri ihra­catında yüzde 8,88 artış yakalama­sı da bir başka sevindirici gelişme. Son açıklanan Mayıs ayı verilerine baktığımızda, yüzde 11,46 ihracat artışıyla Cumhuriyet tarihinin en yüksek Mayıs rakamına ulaştık. İhra­catımız bir yandan artarken ithala­tımız da azalıyor. Mayısta dış ticaret açığımız geçen yılın aynı dönemi­ne göre yüzde 78,11 gerileyerek 1 milyar 774 milyon dolara düştü. Geçen yıl Mayıs ayında yüzde 65 olarak gerçekleşen ihracatın itha­latı karşılama oranı bu yıl Mayıs’ta yüzde 90,5 düzeyine yükseldi, 5 aylık dönemde ise yüzde 66,9’dan yüzde 87,9’a çıktı. Tüm bu verileri alt alta koyduğunuzda ihracat ka­nadından gelen sinyallerin iyi oldu­ğunu söyleyebiliriz.

Diğer yandan sektör özelinde değerlendirirsek Türkiye İMSAD tarafından hazırlanan İnşaat Mal­zemeleri Sanayi Dış Ticaret Endek­si’nin Nisan 2019 sonuçlarına göre inşaat malzemeleri sanayi ihracatı miktar olarak nisanda zirve yaptı. Endekse göre, inşaat malzemeleri ihracatında tüm zamanların reko­ru kırılırken, ortalama ihracat birim fiyatları 2013 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Miktar olarak rekor kırılan mart ayına göre nisan ayında yüzde 10,5 artan inşa­at malzemeleri ihracatı, değer ola­rak ise 1,81 milyar dolar seviyesinde kaldı. İnşaat malzemeleri sanayisi, iç pazarda toparlanmanın ge­cikmesi nedeniyle ihracata ağırlık vermeye devam etti. Öte yandan ithalat Nisan ayında 570 milyon do­lar seviyesinde gerçekleşti. Miktar olarak ise ithalat geriledi. İthalat bi­rim fiyatları kilogram başına nisan­da 2,62 dolara yükseldi. Bu oranla ithalatta, geçen yılın nisan ayı ithal birim fiyatının yüzde 15,9 üzerine çıkıldı.

Yeni ürün ve ülkelerin portföyümü­ze katılmasıyla birlikte bu yıl ihracat atağına kalkacağız. Üretimimizi de bu hedeflerin paralelinde artıra­cağız. 2019’da bir önceki yıla göre USD cinsinden %40’a yakın bir ihra­cat artışı bekliyoruz.

Her geçen gün dijitalleşen dünya­mızda, güvenlik sistemleri pazarı da akıllı teknolojilerle gelişiyor. Bunun en somut örneklerinin başında akıllı evler geliyor. Kale olarak biz de bu yeniliklere ayak uyduruyor, bu alan­da akıllı ve entegre güvenlik ürünle­ri yatırımlarımızı artırıyoruz. Güvenlik alanında attığımız bu adımlarla 2020 ve sonrasında da gerek yurt içi gerekse yurt dışı hedeflerimize emin adımlarla ilerleyeceğiz.

Türkiye’de ihracatın gelişmesinin önündeki engeller ve bu engelleri aşmak için firmalara düşen görev­ler hakkında neler söylemek ister­siniz?

Türk şirketlerinin ihracat yapmasının önündeki engeller olarak ilk akla gelenler; ödeme riskleri, bürokrasi, dövizdeki dalgalanma, pazarlar hakkında yetersiz bilgi, yabancı pa­zarlardaki yasalar ve düzenlemeler ile farklı ulusal standartlar olarak sa­yılabilir.

Bu sorunlardan ilk başta saydığımız dışa bağımlı politik kararlardan da etkilenen ekonomik engeller için şirketlerin elinden çok bir şey gel­mediğini kabul etmek gerekir. An­cak diğerleri için şirketlerimizin ilgili ve bilgili olması çok önemli. Hedef pazarlarını iyi araştırmalılar ve bu bölgelerdeki standartlar, uygula­malar ve pazar yapısı hakkında bil­gi sahibi olmalılar. Ayrıca nitelikli ve katma değeri yüksek ürünleri pa­zara sunma konusunda da çaba göstermeliler.

Bir Yorum Yazın..